Gizli ses ve görüntü kaydı, hem özel hayatın gizliliği hem de haberleşmenin gizliliği açısından çok hassas bir alandır. Kural olarak:
- Tarafın bilgisi olmadan yapılan gizli ses/görüntü kaydı, hukuka aykırı delil sayılabilir ve HMK uyarınca mahkemece dikkate alınmayabilir.
- Bu tür kayıtlar ayrıca Türk Ceza Kanunu bakımından suç teşkil etme (haberleşmenin gizliliğini ihlal, özel hayatın gizliliğini ihlal vb.) riski taşır.
Yargıtay, bazı istisnai kararlarda; kişinin kendi konuşmalarını ve başkasının hukuka aykırı davranışını, başka türlü ispat imkânı yoksa ve "son çare" olarak kayda almasını sınırlı biçimde hukuka uygun sayabilmektedir. Ancak bu değerlendirme tamamen olaya özgüdür ve her gizli kayıt için geçerli değildir.
Bu nedenle, gizli kayıt almadan önce mutlaka bir avukattan hukuki danışmanlık alınması ve kesinlikle suç teşkil edebilecek yollara başvurulmaması gerekir.
Kaynakça
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 189
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 132–134 (haberleşmenin ve özel hayatın gizliliği)
- Yargıtay’ın gizli kayıt ve hukuka aykırı delil içtihatları