İcra ve İflas Süreci Adımları
Borçlarını ödeyemeyen kişilere karşı alacaklıların başvurabileceği icra ve iflas hukuku süreçleri, karmaşık görünebilir. Ancak, temel adımları ve tarafların haklarını anlamak, hem alacaklılar hem de borçlular için çok önemlidir. Bu rehberde icra takibi (bireysel alacak takibi, haciz işlemleri vb.) ve iflas süreçlerinin (şirketlerin iflası, konkordato gibi yeniden yapılandırma yolları) adımlarını sade bir dille açıklıyoruz. Her bir başlık altında süreçler örneklerle desteklenmiştir.
İcra ve İflas Hukuku Nedir?
İcra ve iflas hukuku, ödenmemiş borçlar nedeniyle işletilen yasal süreçleri düzenleyen bir hukuk dalıdır. Bu alan, alacaklıların alacaklarını devlet gücüyle tahsil etme yollarını ve borçluların borçlarını ödeyememesi durumunda uygulanacak toplu tasfiye (iflas) işlemlerini içerir.atasehirhukuk.comatasehirhukuk.com. Temel amaç, alacaklıya alacağını tahsil etme imkânı sağlarken borçlunun da yasal sınırlar içinde korunmasıdır. Türkiye’de bu süreçler 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
İcra hukuku, bir alacaklının bireysel olarak borçludan tahsilât yapma sürecidir. Örneğin bir kişi ya da kurum, alacağını alamadığı durumda icra dairesine başvurarak icra takibi başlatır. Devletin cebrî icra (zorla icra) yetkisi kullanılarak borçlunun mal varlığından alacak tahsiline çalışılır.tahanci.av.tr. İflas hukuku ise, borçlunun mali olarak iflas etmesi (ödeyemeyecek duruma gelmesi) halinde devreye girer. İflasta borçlunun tüm mal varlığı bir iflas masası adı altında toplanır ve alacaklıların tamamını kapsayan toplu bir tasfiye süreci yürütülür.atasehirhukuk.com. Bu süreç genellikle mahkeme kararıyla başlar ve bir iflas idaresi tarafından yönetilir.
Kısaca, icra bireysel alacak tahsili süreçlerini, iflas ise borçlunun tüm malvarlığını kapsayan toplu tasfiye süreçlerini ifade eder. Aşağıda, bu süreçlerin adımlarını tek tek ele alıyoruz.
İcra Takibi Nedir? Nasıl Başlatılır?
İcra takibi, bir alacaklının alacağını borçludan tahsil etmek için icra dairesine başvurarak başlattığı yasal süreçtir. Bu süreçte alacaklı, borcun türü ve tutarı ile borçluya ilişkin bilgileri içeren bir takip talebi dilekçesi verir. İcra dairesi, talep üzerine bir dosya açar ve borçluya resmi bir ödeme emri gönderir.tahanci.av.tratasehirhukuk.com.
İcra takibi başlatmak için alacaklının elinde mutlaka bir mahkeme kararı olması gerekmez. İcra takipleri ikiye ayrılır:
- İlamsız icra takibi: Herhangi bir mahkeme ilamı (kararı) olmadan, alacaklının beyanına dayalı olarak başlatılan takiptir. Özellikle senede veya resmi belgeye bağlı olmayan para alacakları bu yolla tahsil edilmeye çalışılır.
- İlamlı icra takibi: Bir mahkeme kararına veya mahkeme kararı niteliğinde belgeye dayanarak başlatılan takiptir. Elinde bir ilam (örneğin mahkeme hükmü, noter senedi, hakem kararı gibi) olan alacaklılar bu yolu kullanır.
İcra dairesi, alacaklının talebi üzerine borçluya bir ödeme emri tebliğ eder. Ödeme emrinde borçluya, belirtilen yasal süre içinde borcu ödemesi veya itiraz etmesi gerektiği bildirilir. Ayrıca borç ödenmez ya da itiraz edilmezse cebrî icra (haciz) işlemlerine başlanacağı ihtarı yer alır.eksenhukukkocaeli.comeksenhukukkocaeli.com. Borçlu, ödeme emrini aldığı andan itibaren bazı önemli haklara ve yükümlülüklere sahiptir ki bunlar aşağıda detaylandırılmıştır.
İcra takibinin tarafları: Takibi başlatan kişiye alacaklı, aleyhine takip yapılan kişiye borçlu denir. Süreci yürüten devlet organı ise icra dairesi (icra müdürlüğü)dür. Borçlu, ödeme emrine karşı süresi içinde itiraz etmez ve borcu da ödemezse, takip kesinleşir ve cebrî icra aşamasına (haciz ve satış) geçilir. Aşağıda, ilamsız ve ilamlı takip süreçleri örneklerle açıklanmaktadır.
İlamsız Takip – Süreç ve Örnek
Mahkeme kararı olmaksızın başlatılan icra takibine ilamsız takip denir. Alacaklı, sadece alacak miktarını ve dayanağını beyan ederek icra dairesine başvurabilir; herhangi bir hüküm veya kesin belge sunmak zorunda değildir.tahanci.av.tr. İlamsız takip yalnızca para veya teminat alacakları için uygulanır.tahanci.av.tr. Bu yolda borçlunun korunması için kanun, borçluya itiraz etme hakkı tanımıştır. İtiraz edildiğinde, alacaklı alacağını ispat edene kadar takip durur.
İlamsız icra takibinin adımları:
- Takip Talebi: Alacaklı, borcun miktarını, kaynağını, tarafların bilgilerini ve borçluya tebligat adresini içeren bir takip talebini icra dairesine sunar. Örneğin bir satış sözleşmesinden doğan 50.000 TL alacağı için Ali, İstanbul 10. İcra Müdürlüğü’ne takip talebi verir. İcra müdürlüğü bu talep ile icra takip dosyasını açar.tahanci.av.tr.
- Ödeme Emrinin Tebliği: İcra dairesi, takip talebine dayanarak borçluya resmi bir ödeme emri gönderir. Bu belgede borçluya, 7 gün içinde borcu ödeme veya itiraz etme hakkı olduğu bildirilir.eksenhukukkocaeli.com. Ayrıca borcun hiç veya kısmen itiraz edilmemesi halinde aynı süre içinde mal beyanında bulunması gerektiği, aksi takdirde hakkında disiplin hapsi uygulanabileceği (hapisle tazyik edileceği) ihtar edilir.eksenhukukkocaeli.com. Borçluya gönderilen ödeme emri, borcun tutarını, işlemiş faizi, masrafları ve itiraz süresini de içerir.
- Borcun Ödenmesi veya İtiraz: Borçlu, tebligatı aldıktan sonra 7 gün içinde borcun tamamını icra dairesine ödeyebilir. Bu durumda takip sona erer. Eğer borçlu borca itiraz ederse, yine 7 gün içinde icra dairesine vereceği bir dilekçeyle itirazını bildirir ve takip durur.eksenhukukkocaeli.comtahanci.av.tr. Borçlu itiraz ederken bir gerekçe göstermek zorunda değildir; basitçe “borca itiraz ediyorum” demesi yeterlidir. (Aşağıda “Takibe İtiraz Süreci” bölümünde detaylı açıklanmıştır.) Borçlu 7 gün içinde ne ödeme yapar ne de itiraz ederse, takip otomatik olarak kesinleşir ve bir sonraki aşamaya geçilir.
- Takibin Kesinleşmesi ve Haciz: Borçlu tarafından süresinde ödeme veya itiraz yapılmadığında, icra takibi kesinleşir (kesinleşme tabiri, artık borca karşı savunma yapılamayacağı ve cebrî icra aşamasına geçileceği anlamına gelir). Alacaklı bu noktada icra dairesinden haciz işlemlerine başlanmasını talep edebilir.tahanci.av.tr. Haciz aşamasında icra memurları borçlunun adresine giderek veya kayıtlar üzerinden borçlunun mal varlığını tespit ederek haciz uygular (bakınız: “Haciz İşlemi Nedir? Nasıl Yapılır?” başlığı).
- Satış ve Tahsilat: Haczedilen mallar, yasal prosedüre uygun şekilde değer takdiri yapılıp ilan edilerek icra dairesi tarafından açık arttırma yoluyla satılır. Satıştan elde edilen gelir, dosya masrafları ve varsa öncelikli alacaklar ödendikten sonra alacaklıya ödenir. Eğer satış geliri alacağı karşılamazsa, alacaklının kalan alacağı için borçluya karşı takip devam eder; kalan borç ileride borçlunun yeni mal edinmesi halinde yeniden talep edilebilir.
Örnek Olay (İlamsız Takip): Ahmet, Mehmet’e 20.000 TL borç vermiş ve vadesinde tahsil edememiş olsun. Ahmet, elinde mahkeme kararı olmaksızın doğrudan icra dairesine giderek Mehmet hakkında ilamsız icra takibi başlatır. İstanbul 10. İcra Müdürlüğü’ne verdiği takip talebinde alacak miktarını ve dayanağını belirtir. İcra dairesi Mehmet’e bir ödeme emri yollar. Mehmet bu ödeme emrini alınca 7 gün içinde itiraz etmez ve borcu da ödemez. Bu durumda takip kesinleşir. Ahmet icra dairesine başvurarak Mehmet’in mal varlığının haczini ister. İcra memurları Mehmet’in evine giderek kanunen haczedilebilir eşyaları tespit edip haciz tutanağı düzenler ve ayrıca Mehmet’in bankadaki hesaplarına haciz yazısı gönderilir. Haczedilen varlıklar daha sonra satışa çıkarılır ve elde edilen tutardan Ahmet’in alacağı ödenir. Mehmet’in maaşının da dörtte biri oranında kesilerek (maaş haczi yoluyla) borç bitene kadar Ahmet’e ödenmesine karar verilir. Bu süreçte Mehmet, ödeme emrine süresinde itiraz etmediği için borca itiraz etme hakkını kaybetmiştir.
İlamlı Takip – Süreç ve Örnek
Bir mahkeme kararına veya mahkeme kararı hükmünde belgeye dayanılarak başlatılan icra takibine ilamlı takip denir. Elinde kesinleşmiş bir mahkeme kararı, hakim onaylı bir sulh anlaşması, noter senedi, arabulucu anlaşma belgesi gibi ilam niteliğinde belge bulunan alacaklılar, doğrudan bu belgeyle icra dairesine başvurarak ilamlı icra yoluna gidebilir.eksenhukukkocaeli.comeksenhukukkocaeli.com.
İlamlı takipte süreç, ilamsız takibe benzer şekilde takip talebi ve belge sunulmasıyla başlar ancak borçluya gönderilen ödeme emrine “icra emri” adı verilir. İcra emrinde borçluya, mahkeme kararındaki borcu 7 gün içinde ödemesi veya belirli şartlarda icranın geri bırakılması kararı getirmesi gerektiği bildirilir.eksenhukukkocaeli.com. İlamlı takipte borçlunun itiraz hakkı, ilamsız takibe göre son derece sınırlıdır: Borçlu artık borcun haksız olduğunu ileri süremez, çünkü alacak bir yargı kararıyla tespit edilmiştir.tahanci.av.tr. Bu nedenle ilamlı icrada, borca itiraz mekanizması yoktur. Borçlu ancak borcun ödendiği, zamanaşımına uğradığı veya ertelendiği gibi takibi engelleyen nedenleri icra mahkemesine dilekçeyle bildirebilir.eksenhukukkocaeli.comeksenhukukkocaeli.com. Örneğin borçlu, icra emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra mahkemesine başvurup “borcumu daha önce ödedim” ya da “bu alacak zamanaşımına uğradı” diyerek belgeleriyle birlikte icranın durdurulmasını talep edebilir. Bu tür sınırlı itirazlar dışında ilamlı takip durmaz; borçlu belirtilen süre içinde ödeme yapmazsa doğrudan haciz ve satış işlemlerine geçilir.eksenhukukkocaeli.com.
İlamlı takipte borçlunun 7 gün içinde borcu ödemez ve icranın geri bırakılması kararı da getirmezse, takip kesinleşerek haciz aşamasına geçilir. Alacaklı, ilamın gereği olan borcun tahsili veya hükmedilen şeyin teslimi için haciz isteyebilir. İlamlı takip sadece para borçları için değil, taşınmaz tahliyesi, çocuğun teslimi gibi mahkeme kararlarının zorla infazı için de kullanılabilir.eksenhukukkocaeli.com. Örneğin bir kira alacağı davasında verilen tahliye kararı ilamlı icra yoluyla uygulanır; borçlu kiracı, icra emriyle belirlenen sürede evi boşaltmazsa, icra dairesi kolluk gücüyle tahliyeyi gerçekleştirir.
Örnek Olay (İlamlı Takip): Ayşe, kiracısı Ali’ye karşı açtığı dava sonucunda, mahkemeden evin tahliyesine ve birikmiş kira borcu için 15.000 TL ödenmesine dair bir ilam (mahkeme kararı) elde etmiştir. Bu karar kesinleştiğinde Ayşe, elindeki ilamla Ankara 5. İcra Müdürlüğü’ne başvurarak ilamlı icra takibi başlatır. İcra dairesi Ali’ye bir icra emri tebliğ eder. İcra emrinde, Ali’nin 10 gün içinde evi tahliye etmesi ve 7 gün içinde 15.000 TL borcu ödemesi istenir. Ali’nin bu icra emrine itiraz etme hakkı yoktur; sadece borcun ödendiğini iddia edebilirdi ancak böyle bir durum söz konusu değildir. Ali, belirtilen sürelerde gereğini yapmazsa, Ayşe icra dairesinden evi tahliye etme ve mal varlığına haciz koyma talebinde bulunur. Bunun üzerine icra memurları polis eşliğinde eve giderek Ali’yi tahliye eder (zorla çıkarır) ve Ayşe evi geri alır. Ayrıca Ali’nin banka hesaplarına ve maaşına haciz uygulanır. Sonuçta, mahkeme kararındaki alacaklar Ayşe’ye ödenene kadar Ali’nin malvarlığına cebrî icra işlemleri devam edecektir.
Takibe İtiraz Süreci
Borçlu, kendisine tebliğ edilen ödeme emrine karşı kanunun tanıdığı süre içinde itiraz ederek icra takibini durdurabilir. İtiraz hakkı, özellikle ilamsız takiplerde borçlunun en önemli savunma aracıdır. Ödeme emrine itiraz, tebliğden itibaren 7 gün içinde yapılmalıdır (bu süre ödeme emri tebliğ edildiği günü izleyen günden başlar) eksenhukukkocaeli.com. İtiraz, borçlunun ikametgâhının bulunduğu yerdeki icra dairesine bir dilekçeyle veya sözlü beyanla yapılabilir.dkb.av.trdkb.av.tr. Borçlu itirazında herhangi bir neden göstermek zorunda değildir; “borca itiraz ediyorum” demesi bile yeterli ve geçerlidir.dkb.av.treksenhukukkocaeli.com. Ancak bir neden belirtmemek, sonraki aşamalarda borçlunun savunma imkânlarını kısmen sınırlandırabilir. (Örneğin, ödeme emrine itiraz dilekçesinde hiçbir gerekçe göstermezse, itirazın kaldırılması davasında yeni sebepler ileri sürmesi kısıtlanır.)
İtirazın etkileri: Borçlu süresinde itiraz ettiğinde, icra takibi kendiliğinden durur.dkb.av.tr. Artık icra dairesi haciz veya diğer cebrî işlemlere geçemez. Takibin devam edebilmesi için alacaklının, borçlunun itirazını hükümsüz kılması gerekir. Alacaklı, borçlunun yaptığı itirazın haksız olduğunu düşünüyor ve alacağını ispatlamak istiyorsa şu yollara başvurabilir:
- İtirazın kaldırılması talebi: Alacaklı, eğer alacağı resmi bir belgeye veya kambiyo senedine (çek, senet gibi) dayanıyorsa, icra mahkemesine başvurarak borçlunun itirazının kaldırılmasını talep edebilir. İcra mahkemesi, genellikle evrak üzerinden yaptığı incelemeyle borçlunun itirazını haksız bulursa kaldırır; böylece takip devam eder. Bu yol daha hızlı bir prosedürdür ve belirli belgelere dayanmayı gerektirir.
- İtirazın iptali davası: Alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren 1 yıl içinde genel mahkemede (genellikle asliye hukuk mahkemesinde) borçlu aleyhine bir alacak davası açarak, borçlunun itirazının haksızlığının tespitini ve takibin devamını talep edebilir. Bu, bir edim davası olup daha kapsamlı bir yargılama gerektirir. Mahkeme alacaklıyı haklı bulursa, itirazın iptaline karar verir ve ayrıca borçluyu %20 icra inkar tazminatına mahkum edebilir.
Borçlunun yaptığı itiraz haklı bulunursa veya alacaklı yukarıdaki yollara başvurmazsa, icra takibi düşer. Bu durumda alacaklı aynı alacak için yeniden takip yapabilir ancak ilk takibin masrafları boşa gitmiş olur. Eğer alacaklı itirazın iptali davasını kaybederse, bu kez borçlu lehine %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilebilir.
Örnek İtiraz Dilekçesi:
Adres: Ankara 5. İcra Müdürlüğü’ne (Dosya No: 2023/678)
Borçlu: Ali Yılmaz, T.C. Kimlik No: …
Alacaklı: ABC Bankası A.Ş.
Konu: Ödeme Emrine İtiraz dilekçesidir.
Açıklama: 01/10/2025 tarihinde tarafıma tebliğ edilen 2023/678 Esas sayılı ödeme emrini aldım. Söz konusu takip dosyasındaki borca itiraz ediyorum. Bahsi geçen bankaya hiçbir borcum bulunmamaktadır. Borca, faize ve fer’ilerine itiraz ettiğimi saygılarımla bildiririm.
Sonuç ve Talep: Hakkımda başlatılan icra takibinin durdurulmasını arz ve talep ederim.
Borçlu: Ali Yılmaz – İmza
Yukarıdaki gibi bir dilekçeyle borçlu, yedi gün içinde itiraz ettiğinde takip durur. İtiraz dilekçesinde borçlu genellikle “borcum yoktur” gibi kısa bir ifade kullanır. İtiraz eden borçlunun, itiraz sebeplerini belgeleyici ekler sunması şart değildir; sadece imzasını atarak icra dairesine vermesi yeterlidir. Bu dilekçenin bir örneği UYAP sistemi üzerinden de icra dosyasına gönderilebilir veya fiziken icra dairesine teslim edilebilir. Süresi içinde yapılan itirazı icra müdürlüğü kendiliğinden kabul etmek zorundadır ve alacaklının haciz talebi varsa dahi haciz durur.
İtiraz sonrası süreç: Borçlu itiraz edince takip durduğu için, haciz işlemleri yapılamaz (eğer önceden haciz yapılmamışsa). Alacaklı, itirazı öğrendikten sonra eğer alacağını ispat etmek niyetindeyse yukarıda değinilen dava/karar yollarına başvurur. Hiçbir işlem yapmazsa takip olduğu yerde kalır ve 1 yıl sonunda düşmüş sayılır. Öte yandan, alacaklı başarılı olur ve itiraz kaldırılır/iptal edilirse, takip kaldığı yerden devam eder; alacaklı hemen haciz isteyebilir.
Borçlunun bazen kısmi itiraz hakkı da vardır. Örneğin borcun bir kısmına katılıyor ancak kalanına itiraz ediyorsa, itiraz dilekçesinde “borcun 10.000 TL’sini kabul ediyorum, kalanına itiraz ediyorum” diyebilir. Bu durumda takip kabul edilen kısım yönünden kesinleşir (borçlu o kısmı ödemek zorundadır), itiraz edilen kısım yönünden durur.tahanci.av.tr.
Son olarak, mücbir bir nedenle 7 günlük itiraz süresini kaçıran borçlular için gecikmiş itiraz imkanı vardır. Borçlu, kusuru olmaksızın itiraz edemediğini (örneğin tebligatı geç aldığını veya hastalık sebebiyle sürede işlem yapamadığını) belgelendirerek, haciz işlemleri sonuçlanmadan önce icra mahkemesinden gecikmiş itiraz talebinde bulunabilir. Mahkeme bunu kabul ederse borçlu yine itiraz ederek takibi durdurabilir.
Haciz İşlemi Nedir? Nasıl Yapılır?
Haciz, icra takibi kesinleşen bir borç için, borçlunun mal varlığına icra dairesi tarafından el konulması işlemidir. Amaç, haczedilen malların satılması ve bedellerinin alacaklıya ödenmesidir. Haciz işlemi, alacaklının talebi üzerine icra memurları tarafından yerine getirilir.
Haciz nasıl uygulanır? Takip kesinleştikten sonra alacaklı, icra dairesine haciz talebinde bulunur. İcra dairesi borçlunun bilinen adreslerine hacze çıkabileceği gibi elektronik sistemler üzerinden de araştırma yapar. Haciz şu şekillerde yapılabilir:
- Adreslerde Haciz: İcra memurları, borçlunun ikametgahı veya işyeri gibi adreslerine giderek, kıymetli menkul eşyaları tespit eder. Borçlunun evinde veya işyerinde bulunan eşyaların bir listesi (haciz tutanağı) yapılır. Haczedilen eşyalar genellikle borçlunun zilyetliğinde bırakılıp yediemin olarak yine borçluya veya güvenilir bir kişiye teslim edilir; bazı durumlarda da hemen muhafaza altına alınabilir. Haciz sırasında borçlu veya ailesi haciz memurlarına eşyaların üçüncü kişiye ait olduğunu iddia edebilir; böyle durumlarda istihkak iddiası ileri sürülerek menkul malın üçüncü kişiye ait olduğu savunulabilir. Bu ayrı bir hukuki süreç gerektirir.
- Elektronik Haciz (E-haciz): İcra dairesi, borçlunun banka hesaplarına, araç kayıtlarına, tapu kayıtlarına UYAP üzerinden haciz müzekkereleri gönderir. Örneğin borçlunun bir bankadaki mevduat hesabı varsa, hesap bakiyesi bloke edilerek haczedilir; borçlunun adına kayıtlı araç varsa, elektronik olarak trafikte haciz şerhi konulur (araç satış veya devir işlemi yapılamaz hale gelir).
- Üçüncü Kişideki Hak ve Alacaklar: Borçlunun kira alacağı, üçüncü şahıslardan olan alacakları da haczedilebilir. Örneğin borçlu birine evini kiraya vermişse, icra dairesi kiracısına bildirim yaparak kira bedellerini doğrudan icra dosyasına ödemesini emredebilir (bu işleme haciz ihbarnamesi denir). Benzer şekilde borçlunun maaşı da işverenine gönderilen haciz yazısıyla belirli oranda kesilir (maaş haczi – aşağıda ayrıntılı değinilmiştir).
Hacizde uyulacak kurallar: Haciz işlemleri belirli yasal kurallara uygun yapılmak zorundadır. İcra memurları, haciz sırasında öncelik sırası gözetir; örneğin borçlunun önce nakit, banka hesabı gibi likit kaynakları hedef alınır, sonra menkul eşyalar ve en son gayrimenkuller. Haciz zamanı da yasayla sınırlıdır: Genel olarak haciz işlemleri sabah 07:00 ile akşam 21:00 saatleri arasında yapılabilir; tatil günlerinde haciz yapılması özel izne tabidir (İİK m.79).
Haciz sırasında bazı mal ve gelirlerin haczedilemeyeceği kanunen hükme bağlanmıştır.tahanci.av.tr. İcra memuru, haciz anında borçlunun malının haczedilmez nitelikte olup olmadığını dikkate almalıdır. (Bir sonraki bölümde, taşınır/taşınmaz haczinde haczedilemeyen şeyler ayrıca ele alınmıştır.)
Haciz uygulandıktan sonra alacaklı, haczedilen mal ve hakların satışını talep edebilir. Satış talebi üzerine icra dairesi, hacizli malın cinsine göre açık artırma ile satış işlemini gerçekleştirir. Satış ilanı borçluya, alacaklıya ve gerekirse halka ilan edilir. İhale yoluyla en yüksek teklifi veren kişiye satış yapılır. Satış bedeli icra veznesine yatırılır ve paraların paylaştırılması aşamasına geçilir. Önce satış masrafları ve varsa devlete ait vergi/harçlar, ardından alacaklının alacağı ödenir. Eğer birden çok alacaklı varsa veya hacze iştirak etmiş alacaklılar varsa, İcra ve İflas Kanunu’na göre bir paylaştırma listesi yapılır ve alacaklılar arasında sıra cetveline göre dağıtım yapılır. Satış bedeli tüm borçları karşılamazsa, karşılanamayan kısım için borçlu borçlu kalmaya devam eder; alacaklı bu kısım için yeni mal varlığı tespit edilirse yeniden haciz isteyebilir.
Taşınır ve Taşınmaz Haczi
Haciz konusu mal varlıkları taşınırlar (menkul) ve taşınmazlar (gayrimenkul) olarak ikiye ayrılır. Bunların haczi ve satışıyla ilgili uygulamada bazı farklılıklar vardır:
- Taşınır (Menkul) haczi: Borçlunun ev eşyaları, araçları, banka hesaplarındaki parası, şirket hisseleri gibi taşınır sayılan her türlü mal, hak ve alacak haczedilebilir. Menkul haczinde icra memurları borçlunun fiziken elindeki eşyaları (örn. televizyon, bilgisayar, mücevher) haczedebileceği gibi, resmi sicile kayıtlı araç gibi menkulleri de ilgili sicile haciz şerhi koyarak haczedebilir. Araç haczi genellikle elektronik olarak Trafik Tescil Sistemi’ne şerh konulmasıyla yapılır; gerekirse araç fiilen de bağlanıp yediemin otoparkına çekilebilir. Banka hesabı haczi de UYAP üzerinden bankaya haciz bildirimi gönderilerek hesabın dondurulması şeklinde olur. Haczedilen taşınırlar satışa çıkarılırken, eğer kıymetli ise bilirkişi vasıtasıyla değer biçilir ve icra ihalesine öyle çıkarılır. Küçük ev eşyaları gibi çok düşük değerdeki eşyalar bazen satış masrafına değmeyeceği için bırakılabilir veya bağışlanabilir.
- Taşınmaz (Gayrimenkul) haczi: Borçlunun adına kayıtlı ev, arsa, tarla gibi gayrimenkuller de haczedilebilir. Tapu Sicil Müdürlüğü’ne haciz müzekkeresi gönderilerek, borçlunun taşınmaz kaydına haciz konulur. Taşınmaz haczi konulduktan sonra alacaklı satış isteyebilir. Satış için taşınmazın bulunduğu yerin icra dairesince ilan yapılıp, belirlenen kıymet üzerinden artırmaya çıkarılır. Taşınmaz satışları genelde elektronik ortamda teklif alma ve açık artırma şeklinde yapılır. İhale ile en yüksek teklifi veren alıcı taşınmazı satın alır. Satış bedeli paylaştırılarak alacak ödenir; taşınmaz üzerine konan hacizler de satışla birlikte kalkar, alıcı taşınmazı hacizsiz devralır.
Haczedilemeyen mal ve haklar: Kanun, borçlunun ve ailesinin yaşamını sürdürebilmesi ve ekonomik varlığını tamamen yitirmemesini sağlamak amacıyla bazı mal, gelir ve hakları haciz dışında tutmuştur (İİK m.82, 83). Önemli haczedilmezlik hükümleri şunlardır:
- Borçlunun ve aynı evde yaşayan ailesinin gereksinimi olan eşyalar haczedilemez. Örneğin mutfak eşyası, buzdolabı, çamaşır makinesi, yatak, oturma takımı gibi gündelik yaşam için zorunlu ev eşyaları (her türden yalnızca birer adet olmak üzere) haczedilemez.basgozehukuk.com. Lüks veya birden fazla benzer eşya varsa bunlar hacze konu olabilir. Örneğin evde iki televizyon varsa birisi haczedilebilir, veya değerli bir antika halı lüks sayılıp haczedilebilir.
- Borçlunun mesleğini icra edebilmesi için gerekli alet ve ekipman haczedilemez. Özellikle bedeni çalışmasına dayalı bir iş yapıyorsa, o işi sürdürmek için gereken araçlar korunur.basgozehukuk.combasgozehukuk.com. Örneğin bir terzinin dikiş makinesi, bir tornacının tezgâhı, bir avukatın bilgisayarı haczedilemez. Eğer bu mal çok değerliyse, satılıp bedelinden bir kısmı borçluya bırakılabilir (borçlunun daha basit bir alet alabilmesi için).
- Borçlu bir çiftçi ise, geçimi için zorunlu olan belli miktardaki arazi, hayvan ve tohumluk haczedilemez.basgozehukuk.combasgozehukuk.com. Örneğin borçlunun kendi ve ailesinin ihtiyacına yetecek küçük bir tarlası, bir süt veren ineği veya üç keçi/koyunu (ve 3 aylık yemleri) haczedilemez.
- Borçlunun iki aylık yiyecek, yakacak ve ekimlik miktarı haczedilemez (ailenin temel tüketim maddeleri).
- Devlet malları ve kanunlarda haczi yasaklanmış kamu malları haczedilemez (örneğin belediyelerin kamu hizmetinde kullandığı araçlar).
- Borçlunun maaş ve ücretlerinin bir kısmı haczedilebilir, kalan kısmı haczedilemez. (Detaylı açıklama bir sonraki bölümde “Borçlunun Mal Beyanı ve Zorla Getirme” ve SSS kısmında ele alınmıştır.)
Yukarıdaki haczedilmezlikler dışında da özel kanunlarda koruma altına alınmış haklar vardır. Örneğin işçilerin iş kazası tazminatı, öğrenci bursları, sosyal güvenlikten bağlanan emekli maaşları (nafaka borcu hariç) haczedilemez.basgozehukuk.combasgozehukuk.com.
Borçlu, haczedilmez bir malının haczedilmesi durumunda icra mahkemesine şikayet yoluyla itiraz edebilir. İcra mahkemesi, haczin yanlış uygulandığına karar verirse haczi kaldırır.
Haciz sürecinde borçlunun beyanları: Haciz sırasında borçlu, memurlara mal varlığıyla ilgili doğru bilgi vermek durumundadır. Örneğin memur “başka malın var mı?” diye sorarsa, gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suç teşkil edebilir. Ayrıca borçlunun haciz sırasındaki tavrı da tutanağa geçer; ödeme taahhüdünde bulunabilir veya ödeme planı önerebilir. Eğer borçlu, haciz esnasında ödeme taahhüdü verip de sonradan bu taahhüdü yerine getirmezse, İcra ve İflas Kanunu’na göre ceza yaptırımıyla karşılaşabilir (taahhüdü ihlal suçu, İİK m.340).
Borçlunun Mal Beyanı ve Zorla Getirme
İcra takibi kesinleştikten sonra (borçlu süresinde itiraz etmez ve ödeme yapmazsa), borçlunun kanunen bir mal beyanında bulunma yükümlülüğü vardır. Mal beyanı, borçlunun, borcunu nasıl ödeyebileceğini ve ödemeye yetecek malvarlığı olup olmadığını icra dairesine yazılı olarak bildirmesidir. Bu beyan, genellikle borçlunun elinde borcu karşılayacak hangi mal, gelir ve alacaklar olduğunu listelediği bir dilekçedir.
Mal beyanı süresi: Borçluya gönderilen ödeme emrinde, borcun ödenmemesi ve itiraz edilmemesi halinde 7 gün içinde mal beyanında bulunması gerektiği açıkça yazılır.eksenhukukkocaeli.com. Eğer borçlu ödeme emrine itiraz etmiş ancak itirazı daha sonra kaldırılmış/iptal edilmişse, kararın kendisine tebliğinden itibaren 3 gün içinde mal beyanında bulunmalıdır.yandex.com.tr. Mal beyanı dilekçesi, takibin yapıldığı icra müdürlüğüne verilir; isterse borçlu bu beyanı posta veya elektronik yöntemle de iletebilir.
Mal beyanının içeriği: Borçlu, kendinde ve üçüncü kişilerde bulunan malvarlığından borcuna yetecek miktarda olanlarını, bunların tür ve özellikleriyle birlikte, ayrıca tüm gelirlerini ve borcunu ne şekilde ödeyebileceğini icra dairesine bildirmelidir.zirve-bilgisayar.com. Örneğin bir borçlu mal beyanında “Maaşım dışında gelirim yok, evim ve arabam yok, sadece 5.000 TL değerinde ev eşyam var, borcumu aylık 2.000 TL taksitle ödeyebilirim” şeklinde bir beyanda bulunabilir.
Mal beyanında bulunmamanın sonucu: Ödeme emrinde belirtilmesine rağmen süresi içinde mal beyanı yapmayan borçlu hakkında, alacaklının şikayeti üzerine icra mahkemesince disiplin hapsi (tazyik hapsi) kararı verilebilir.zirve-bilgisayar.comzirve-bilgisayar.com. Kanuna göre bu hapis, borçlu mal beyanında bulununcaya kadar fakat en fazla 3 ay süreyle uygulanabilir.zirve-bilgisayar.com. Yani borçlu, beyanını yapar yapmaz serbest kalır. Not: 2000’li yıllarda İcra ve İflas Kanunu’nda, mal beyanında bulunmamanın ayrıca bir suç sayılıp hapis cezası öngörülmesi hükmü Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Günümüzde borçlunun mal beyanında bulunmaması doğrudan bir cezai sorumluluk doğurmaz, ancak yukarıdaki gibi beyan verene dek disiplin hapsi uygulanabilir. Benzer şekilde gerçeğe aykırı (yanlış) mal beyanında bulunan borçlu da tespit edilirse aynı yaptırımla karşılaşabilir.eksenhukukkocaeli.com.
Zorla getirme (ihzar) kararı: Borçlu, icra mahkemesinin çağrılarına rağmen duruşmaya gelmez veya mal beyanı vermezse, mahkeme hakkında zorla getirme emri çıkarabilir. Zorla getirme kararı, kolluk güçlerine borçlunun zor kullanılarak mahkemeye getirilmesi talimatını içerir. Özellikle mal beyanı vermeyen veya taahhüdü ihlal eden borçlular hakkında, icra ceza mahkemesi tarafından ihzar müzekkeresi düzenlenerek borçlunun polis zoruyla mahkemeye çıkarılması sağlanır. Bu esnada borçlu, beyanını mahkemede sözlü olarak yapmak durumunda kalabilir.
Özetle, mal beyanı icra takibinde borçlunun son savunma araçlarından biridir. Beyanda bulunmak, borçluyu hapis tehdidinden kurtarır ve durumunu resmî olarak ortaya koyar. Eğer borçlu gerçekten ödeyecek malı mülkü olmadığını beyan ederse, icra dairesi bir aciz vesikası düzenleyebilir. Aciz vesikası, borçlunun malvarlığının alacakları karşılamaya yetmediğini gösteren belgedir ve alacaklılar bu belgeyle 20 yıl boyunca borçluya karşı yeniden haciz yollarına başvurabilirler. Borçlu mal beyanından sonra malvarlığında bir artış olursa (örneğin miras kalması, piyango çıkması), bunu da 2 yıl içinde icra dairesine bildirmek zorundadır; aksi halde cezai sorumluluğu doğabilir (İİK m.77).
İflas Takibi Nedir? Kimlere Uygulanır?
İflas takibi, borçlusunu iflasa tabi kişilerden (kural olarak tacirlerden veya ticaret şirketlerinden) oluşan alacaklıların başvurabileceği, borçluyu doğrudan iflas ettirmeye yönelik takip yoludur. İflas takibi sonucu borçlu hakkında iflas kararı verilirse, borçlunun tüm malvarlığı iflas masasına girer ve alacaklılar arasında paylaştırılır.
İflasa tabi borçlular: Türk hukukunda kural olarak sadece tacirler iflasa tabidir.av-saimincekas.com. Tacir sayılanlar; gerçek kişi tacirler (bir ticari işletmeyi kendi adına işletenler), ticaret şirketleri (Anonim, Limited, Kooperatif gibi tüzel kişiler) ve tacir hükmünde sayılan bazı kişiler (örneğin iflası istenebilen bazı özel statülü kişiler)dir.av-saimincekas.comav-saimincekas.com. Esnaf niteliğindeki küçük işletmeciler ve ticaret yapmayan şahıslar (örneğin ücretli çalışanlar) hakkında iflas yolu uygulanmaz. Ancak kanun bazı özel durumlarda tacir olmayanların da iflasını mümkün kılmıştır: Örneğin konkordato talebi başarısız olan bir borçlu tacir olmasa bile iflasa tabi hale gelebilir.av-saimincekas.com. Genel olarak, iflas kurumu şirketler ve büyük borçlular içindir; bireysel borçlar için iflas yoluna gidilmez.
İflas yoluyla takip ne zaman kullanılır? Alacaklı, eğer borçlu tacir ise ve alacağı bir para borcuysa, haciz yoluna alternatif olarak iflas yoluna da başvurabilir. Özellikle birden fazla alacaklı ve borçlu şirketin birikmiş pek çok borcu varsa, iflas yolu tercih edilebilir çünkü iflas, tüm alacaklılar için kollektif bir çözüm sağlar. Ayrıca rehinli alacaklar dışında, büyük ölçekli borçlarda da iflas yoluyla tasfiye daha uygun olabilir.
İflas takibinin aşamaları: İflas takibi, icra dairesine yapılacak bir iflas takip talebi ile başlar. Bu talepte alacaklı, borçlunun iflasını istediğini açıkça belirtir.av-saimincekas.com. İcra dairesi, bu talep üzerine borçluya iflas ödeme emri gönderir (genelde 3 gün içinde hazırlanır) av-saimincekas.com. İflas ödeme emri, normal ödeme emrine benzer şekilde borçluya borcunu ödemesi için süre verir; ayrıca borçlu tacir değilse buna itiraz edebileceği, borcu kabul etmiyorsa itiraz edebileceği, dilerse konkordato önerebileceği gibi hususları içerir.av-saimincekas.com.
Borçluya iflas ödeme emri tebliğ edildikten sonra 7 gün içinde borçlu ya borcunu öder ya da iflas ödeme emrine itiraz eder.av-saimincekas.comav-saimincekas.com. İtiraz edilirse iflas takibi durur. İtiraz edilmez ve borç da ödenmezse, iflas takibi kesinleşir. Bu durumda alacaklı borçlunun iflasına karar verilmesi için mahkemeye başvurur. Borçlu itiraz etmiş olsa bile, alacaklı yine de mahkemeye giderek itirazın kaldırılması ve iflas kararı verilmesini talep edebilir.av-saimincekas.com. İflas kararını vermeye yetkili merci, borçlunun merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesidir.
Mahkeme süreci: Alacaklının iflas davası açmasıyla birlikte, mahkeme durumu inceler. Mahkeme, gerekli görürse borçlu şirketin malvarlığı için tedbirler alabilir (örneğin bir kayyum atamak, mal kaçırmayı önlemek için tasarrufları kısıtlamak gibi). Dava sonucunda mahkeme borçlunun gerçekten borcunu ödemediğini ve iflas koşullarının oluştuğunu tespit ederse iflas kararı verir. Eğer borçlu iflas sürecinde borcu depo ederek (mahkemenin belirlediği tutarı vezneye yatırarak) alacaklıyı tatmin ederse, iflastan kurtulabilir; buna depo kararı denir ve borçlunun son anda ödeme yaparak iflası durdurma imkanıdır.av-saimincekas.com.
Doğrudan (takipsiz) iflas: Bazı durumlarda alacaklılar icra dairesinde takip süreciyle uğraşmadan doğrudan mahkemeye başvurarak iflas kararı isteyebilirler. Buna doğrudan doğruya iflas davası denir.av-saimincekas.com. Örneğin borçlu yerleşim yeri belirsizse, borçlu kaçmışsa, borçlu hileli işlemlerle alacaklıları zarara uğratmışsa veya borçlu aciz halini bildirip kendi iflasını istemişse, doğrudan iflas yoluna gidilebilir.av-saimincekas.comav-saimincekas.com. Doğrudan iflas hallerinde mahkeme, icra takibi aşaması olmadan iflas kararı verebilir.
İflas kararı kime uygulanır ve etkileri: Mahkeme iflas kararı verdiğinde borçlu müflis sıfatını alır. İflas kararıyla birlikte borçlunun tüm malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisi iflas masasına geçer. Bu andan itibaren borçlu (şirket ise yönetimi, gerçek kişi tacir ise kendisi) malvarlığı üzerinde işlem yapamaz; tüm alacaklılar için ortak bir tasfiye süreci başlar. İflas kararının alınmasıyla borçlu aleyhindeki bireysel icra takiplerinin tamamı durur ve borçlunun malvarlığı üzerindeki mevcut hacizler kalkar; tüm alacaklar iflas masasına kaydolmak zorundadır.
İflas Kararı ve Tasfiye Süreci
Mahkemece iflas kararı verildiğinde, iflas süreci resmen başlar (iflasın açılması anı). İflas kararı, mahkeme tutanağına gün, saat ve dakika olarak geçirilir.av-saimincekas.com. Bu karar hemen iflas dairesine bildirilir; iflas dairesi, kararı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde ve gereken diğer yerlerde ilan eder.av-saimincekas.com. Ayrıca iflas kararı kamu kurumlarına, bankalara bildirilir; böylece müflisin malvarlığı üzerindeki işlemler durdurulur.
İflas masası ve idaresi: İflasın açılmasıyla borçlunun haczedilebilir nitelikteki tüm mal, hak ve alacakları bir bütün olarak iflas masasını oluşturur. İflas dairesi (icra dairesinin iflas işleriyle görevli birimi) ilk olarak müflisin mallarının bir envanterini yapar (defter tutma işlemi). Ardından alacaklıların menfaatlerini korumak için gerekli muhafaza tedbirlerini alır (örneğin müflisin işyerini mühürleme, kıymetli evraklarını kasa altına alma gibi) av-saimincekas.com.
Kısa süre içinde iflas dosyası ticaret mahkemesine iade edilir ve mahkeme iflas idaresinin oluşturulması için alacaklılar toplantısı yapılmasına karar verir. İlk alacaklılar toplantısında, iflasa katılmak üzere başvuran alacaklılar arasından veya bağımsız kişiler arasından 3 kişilik iflas idaresi (iflas müdürleri) seçilir. İflas idaresi, iflas masasını yönetir; masa mallarının satışını, alacakların tahsilini ve alacaklılara paylaştırılmasını yürütür. İflas idaresi seçilene kadar geçici olarak iflas dairesi bu işleri yapar.
Alacakların bildirilmesi: İflasın ilanından itibaren alacaklıların genellikle 1 ay içinde iflas masasına alacaklarını bildirmeleri gerekir. Her alacaklı, alacağının tutarını ve dayanağını iflas dairesine yazılı olarak beyan eder. İflas idaresi, bu bildirimlere göre bir alacaklılar listesi ve sıra cetveli hazırlar. Alacaklar, kanundaki öncelik sıralarına göre tasnif edilir: Örneğin iflas masrafları ve işçi alacakları birinci sırada, devletin vergi alacakları ikinci sırada, adi (diğer) alacaklar üçüncü sırada yer alır gibi. Rehinli alacaklılar ise rehinin satışıyla öncelikli tahsilat yapabildikleri için ayrı bir statüye sahiptir.
Tasfiye yöntemleri: İflasın açılmasıyla kural olarak adi tasfiye usulü izlenir. Adi tasfiye, tüm süreçlerin (defter tutma, alacak kaydı, satış, paylaştırma) kanunda belirtilen klasik yöntemlerle yapılmasıdır. Kanun iflasın 6 ay içinde sonuçlandırılmasını hedefler.ahmetekin.av.tr ancak uygulamada büyük iflaslar yıllar alabilir. Eğer iflas masasındaki varlıklar çok az ve süreç basit ise, alacaklılar kurulu kararıyla basit tasfiye usulüne geçilebilir; bu durumda iflas dairesi bazı işlemleri hızlandırılmış yapar.
Masa mallarının satışı: İflas idaresi, müflisin mallarını en uygun değerden satmakla yükümlüdür. Menkul mallar icra ihaleleriyle, taşınmazlar yine açık artırma yoluyla satılır. İflas idaresi satışlardan elde edilen paraları iflas masasında toplar.
Paylaştırma ve iflasın kapanması: Satışlar bitip para toplandıktan sonra iflas idaresi bir paylaşım cetveli hazırlar. Bu cetvele göre paralar sırayla alacaklılara pay edilir. Alacaklılara alacaklarının tamamını ödeyecek kadar para yoksa, alacakların belli bir yüzdesi ödenir; kalan kısım için alacaklılara aciz belgesi verilir.serenjustice.combasgozehukuk.com. Aciz belgesi alan alacaklı, borçlu hakkında 20 yıl boyunca tekrar takip yapma hakkını saklı tutar ancak borçlu şirket genellikle iflastan sonra tasfiye olduğundan fiilen bir anlamı kalmaz.
Tüm bu işlemler tamamlandığında iflas idaresi hesaplarını kapatır ve ticaret mahkemesi iflasın kapandığını ilan eder. İflasın kapanması, tasfiye sürecinin sona erdiği anlamına gelir. Kapanma ile birlikte müflis (gerçek kişi ise) ekonomik bakımdan yeni bir sayfa açabilir; ancak kalan borçlarından teknik olarak kurtulmuş sayılmaz, sadece borçlar iflasla tahsil edilemediği için takipsiz kalır. Tüzel kişi (şirket) ise iflasın kapanmasıyla birlikte hukuken infisah eder (sona erer).
İflas erteleme: Geçmişte iflasın eşiğindeki sermaye şirketleri, mahkemeden iflasın ertelenmesini talep edebiliyorlardı. İflas erteleme mekanizmasında, borca batık şirket, bir iyileştirme projesi sunarak iflasının belirli bir süre ertelenmesini ve bu sürede hacizlere karşı korunmayı sağlayabiliyordu. Ancak kötüye kullanım ve alacaklıların uzun süre alacaklarını tahsil edememesi gibi sorunlar nedeniyle, iflas erteleme kurumu 15 Mart 2018 tarihinde yürürlüğe giren 7101 sayılı Kanun ile tamamen kaldırılmıştır.tuncsuditol.av.tr. Artık borçlu şirketlerin iflastan kaçınmak için başvurabileceği yol konkordato sürecidir.
Konkordato Süreci
Konkordato, borçlarını vadesinde ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesi altındaki borçluların, mahkeme aracılığıyla alacaklılarıyla anlaşarak borçlarını yeniden yapılandırmaları sürecidir. Konkordatonun amacı, dürüst ancak geçici mali sıkıntıya düşmüş borçlunun, alacaklıların da onayıyla, borçlarının bir kısmını ödeyip bir kısmından feragat edilmesi ya da vadeye yayılması yoluyla faaliyetlerine devam etmesini sağlamaktır.tuncsuditol.av.trtuncsuditol.av.tr. Bu sayede borçlu iflastan kurtulur, alacaklılar da iflasa göre daha kısmi de olsa tahsilat imkanı bulur.
Konkordatoyu kimler talep edebilir? Konkordato talebi, borçlunun kendisi tarafından yapılabileceği gibi, alacaklılardan biri tarafından da yapılabilir. Uygulamada genellikle borçlu şirketler konkordato talebinde bulunmaktadır. Konkordato talep eden borçlu tacir olmak zorunda değildir; örneğin bir şahıs şirketi, kooperatif veya küçük bir işletme de konkordato başvurusu yapabilir. (Tacir olmayan borçlular konkordato talebinde bulunup da başaramazsa tacir gibi iflasa tabi hale gelebilir, yukarıda değinildiği üzere.)
Konkordato talebi ve geçici mühlet: Borçlu, konkordato istediğinde ticaret mahkemesine konkordato dilekçesi verir. Bu dilekçeye bir konkordato projesi (nasıl bir ödeme planı önerdiğini gösteren belge) ve borçlunun mali durumunu gösteren belgeler eklenmelidir. Mahkeme, başvuruyu inceler ve şartlar uygunsa borçluya önce geçici mühlet kararı verir.tuncsuditol.av.tr. Geçici mühlet kararı genellikle 3 ay süreyle verilir ve gerektiğinde mahkeme en fazla 2 ay daha uzatabilir (toplamda 5 aya kadar). Geçici mühlet kararıyla birlikte mahkeme borçlunun durumunu denetlemesi için bir veya birkaç konkordato komiseri atar.tuncsuditol.av.tr.
Koruma süresi (mühlet) ve komiserin rolü: Geçici mühlet kararıyla birlikte borçluya karşı tüm icra takipleri durur, yeni takip açılamaz, borçlu aleyhine ihtiyati tedbir ve haciz uygulanamaz.tuncsuditol.av.trtuncsuditol.av.tr. Bu, konkordato sürecinin en kritik avantajlarından biridir: Borçlu adeta bir nefes alma süresine kavuşur. Komiser, bu süre zarfında borçlunun mali faaliyetlerini gözetir, alacaklılarla görüşmeler yapar ve borçlunun konkordato teklifinin gerçekçi olup olmadığını değerlendirir.tuncsuditol.av.tr. Borçlu, komiserin onayı olmadan olağan işleri dışında, malvarlığını azaltıcı işlemler yapamaz.
Geçici mühlet sonunda, eğer konkordato teklifi ümit vaat ediyorsa mahkeme borçluya kesin mühlet kararı verir. Kesin mühlet süresi 1 yıl olup, gerektiğinde mahkemece 6 aya kadar uzatılabilir (toplamda en fazla ~18 ay). Kesin mühlet sürecinde de borçlu hacizlere karşı korumaya devam eder.
Alacaklıların onayı ve tasdik: Konkordato teklifinin başarılı olması için borçlunun alacaklılarının belirli bir çoğunluğunun bunu kabul etmesi gerekir. Konkordato projesi, komiser gözetiminde alacaklılar toplantısına sunulur. Genellikle alacak tutarlarının en az üçte ikisini temsil eden alacaklıların kabulü aranır.tuncsuditol.av.tr. Yeterli çoğunluk sağlanırsa, komiser bir kabul raporu ile birlikte mahkemeye konkordatonun tasdikini (onaylanmasını) önerir. Mahkeme de şartlar yerine gelmişse konkordato anlaşmasını tasdik eder.
Konkordatonun sonuçları: Mahkemece tasdik edilen konkordato, bir mahkeme ilamı gücünde bağlayıcı olur. Bu durumda borçlu, konkordato projesinde belirtilen oran ve vadelerde borçlarını ödemekle yükümlüdür; alacaklılar da konkordato kapsamında alacaklarının belirlenen kısmını alıp kalanından vazgeçmiş sayılır. Konkordato süresince durmuş olan icra takipleri, tasdikle birlikte kesin bir hükme bağlandığından, borçlu hakkında yeni takip açılamaz ve iflas istenemez (borçlu konkordato şartlarına uyduğu sürece). Örneğin bir konkordato anlaşmasında alacaklılar alacaklarının %50’sini 1 yıl ertelemeli olarak almayı kabul etmişlerse, borçlu bu plan dahilinde ödemeleri yaptığında, kalan %50 alacaktan kurtulmuş olur ve iflastan korunur.
Eğer alacaklı çoğunluğu sağlanamaz veya mahkeme konkordato teklifini ticari ahlaka aykırı bulur ya da borçlu konkordato sürecinde kötü niyetli davranırsa, konkordato tasdik edilmez. Bu durumda genellikle borçlu hakkında iflas kararı verilir (özellikle borçlu şirket ise mahkeme konkordatoyu reddederken aynı zamanda borçlunun iflasına da hükmedebilir).
Konkordato vs. İflas erteleme: Günümüzde konkordato, eski iflas erteleme mekanizmasının yerini almıştır.tuncsuditol.av.trtuncsuditol.av.tr. İflas ertelemede alacaklıların sürece katılımı yokken konkordatoda alacaklılar aktif rol oynar ve oy kullanırlar.tuncsuditol.av.trtuncsuditol.av.tr. Konkordato daha şeffaf, denetimli ve süre açısından sınırlıdır. Bu nedenle, borçlu şirketlerin borç yapılandırmasında modern ve dengeli bir çözüm olarak kabul edilmektedir.
İcra ve İflas Sürecinde Sık Sorulan Sorular
Soru: Borcumu ödeyemezsem hapse girer miyim?
Cevap: Hayır, normal bir borcun ödenememesi nedeniyle hapse girilmez. Türk hukukunda borç için hapis (ödeme aczine düşme) ilkesi yoktur. Ancak bazı istisnai durumlar vardır: Mahkemece verilen nafaka borcunu ödememek, icra taahhüdünü ihlal etmek veya mal beyanında bulunmamak gibi icra suçları nedeniyle kısa süreli hapis yaptırımları uygulanabilir. Örneğin nafaka borcunu ödemeyen hakkında 3 aya kadar tazyik hapsi kararı verilebilir. Bunun dışında, sırf borcunu ödeyemedi diye kimse hapsedilmez. İcra takibinde borçlunun esasen malvarlığına haciz konularak tahsilat yoluna gidilir.
Soru: Hangi mal ve gelirler haczedilemez?
Cevap: Kanun, borçlunun ve ailesinin temel ihtiyaçlarını karşılayacak bazı mal ve gelirleri haciz kapsamı dışında tutmuştur. Önemli haczedilemez mal ve haklar şunlardır:
- Borçlu ve aynı evde yaşayan ailesi için gerekli ev eşyaları (birer adet buzdolabı, çamaşır makinesi, ocak, yatak, dolap, koltuk takımı, mutfak kapları vb. temel eşyalar).
- Borçlunun mesleki alet ve edevatı (örneğin esnafın dükkanındaki temel tezgah, zanaatkarın takımı, doktorun aleti, avukatın bilgisayarı gibi işi için zorunlu araçlar).
- Borçlu çiftçi ise kendisinin ve ailesinin geçimi için gereken belli miktardaki arazi, hayvan ve tarım aletleri (örneğin bir çift öküz veya bir traktör ve gerekli tarım ekipmanı).
- Borçlunun ve ailesinin 2 aylık yiyecek, yakacak ihtiyaçları.
- Maaş ve ücretlerin bir kısmı: Borçlunun maaşının yasada belirlenen oranı (genelde ¼’ü) aşan kısmı haczedilmez. kulacoglu.av.tr. Yani maaş gelirinin en az %75’i borçlunun geçimi için bırakılır (detay için bir sonraki soruya bakınız).
- Emekli maaşları: SGK, Bağ-Kur veya Emekli Sandığı emekli aylıkları, borçlunun rızası olmaksızın haczedilemez (sadece nafaka borçları için haciz konulabilir).
- Öğrenci bursları, işsizlik ödeneği, manevi tazminat alacakları gibi özel olarak korunan gelirler de haczedilemez.
Soru: Evime haciz gelirse bütün eşyalarımı alırlar mı? Evim de satılabilir mi?
Cevap: Haciz için gelen icra memurları, yukarıda sayılan haczedilemez ev eşyaları dışında kalan değerli eşya ve fazla eşyaları haczedebilirler. Örneğin evde birden fazla televizyon, fazla beyaz eşya varsa bunlardan birini haczedebilirler. Temel kullanımda olan buzdolabı, fırın, tek yatak odası takımı gibi eşyalar ise kanunen korunur, alınmaz. Evde bulunan para, altın gibi kıymetli şeyler haczedilebilir.
Borçlunun kendi evi (konutu) de prensip olarak haczedilebilir ve satılabilir. Ancak kanun der ki: Borçlunun ve ailesinin haline münasip tek evi haczedilemez (İİK m.82/12) basgozehukuk.com. Bu, borçlunun lüks olmayan, ailece oturduğu tek konutu varsa, alacaklı bu evin haczini isteyemez demektir. Örneğin bir borçlunun tek bir dairesi var ve ailecek orada yaşıyorsa, bu ev haczedilemez. Fakat ev çok kıymetli ise veya borç ipoteğe bağlı ise durum değişir: Eğer ev borçlunun durumuna göre fazla lüks ve değerliyse, mahkeme evin satılmasına karar verip satış bedelinden borçlunun daha mütevazı bir ev alabileceği miktarı ona bırakabilir.basgozehukuk.com. Ayrıca ipotekli bir ev söz konusuysa, alacak ipotek lehine olduğu için ipotek sahibi evi icradan sattırabilir (meskeniyet koruması ipotekli alacaklara karşı işlemez). Özetle, borçlunun tek evi genellikle koruma altındadır; alacaklı haciz istese bile borçlu “meskeniyet şikayeti” yoluyla icra mahkemesinden haczin kaldırılmasını sağlayabilir.
Soru: Maaşıma veya maaş hesabıma haciz gelebilir mi? Ne kadar kesinti olur?
Cevap: Borçlunun ücret gelirine maaş haczi konulması mümkündür. İcra müdürlüğü, borçlunun işverenine bir maaş haczi yazısı göndererek, her ay maaşının belli bir oranının icra dosyasına yatırılmasını emredebilir. Kanunen, normal borçlar için işçinin net maaşının en fazla 1/4’ü (%25) haczedilebilir.kulacoglu.av.tr. İşveren, borçlunun maaşından bu oranı geçmeyecek şekilde kesinti yapar ve icra dosyasına öder. Örneğin net maaşı 8.000 TL olan bir borçludan aylık 2.000 TL (¼ oranında) kesilip alacaklıya gönderilebilir. Borçlunun eline 6.000 TL kalır. Nafaka borçlarında ise istisnaen bu oran aşılabilir; mahkeme hükmedilen nafaka miktarı maaşın yarısını bile bulsa kesinti yapılabilir çünkü nafaka önceliklidir. Bir borçlunun birden fazla icra dosyasından maaş haczi varsa, bunlar sıraya konur: İlk dosyanın kesintisi bitmeden ikinciye geçilmez. Ayrıca asgari ücrete halel gelmeyecek şekilde uygulama yapılır; genellikle net asgari ücret miktarı borçluya bırakılır, kalanından haciz hesaplanır.
Borçlunun maaşı bankaya yattığında ve hesabına haciz konduğunda ise uygulamada bazı karışıklıklar olabilmektedir. Kural olarak ücret haczi yukarıda belirtildiği şekilde işverence yapılmalıdır. Ancak bankadaki hesaba e-haciz konursa, banka borçlunun hesabındaki parayı (maaştan yatmış bile olsa) bloke edebilir. Yargıtay’ın bazı kararları, hesapta olduğu anlaşılan maaş ödemelerinin yalnızca 1/4’ünün haczedilebileceği yönündedir. Bu durumda borçlu, banka haczine karşı itiraz edip hesaptaki paranın maaş olduğunu beyan ederek dörtte üçlük kısmın serbest bırakılmasını talep edebilir. Kısacası, maaşın kaynağı maaş ise yine koruma devam eder, tamamı haczedilemez.
Soru: Ödeme emri geldiyse ne yapmalıyım?
Cevap: Borçlu olarak adınıza bir ödeme emri tebliğ edildiyse, şu adımları izleyin:
- Tebligat tarihini not edin: 7 günlük itiraz süresi, tebligatı aldığınız günü izleyen günden başlar. Zarfın üzerindeki tebliğ tarihini veya e-tebligat aldıysanız bildirimi mutlaka kontrol edin.
- Borcu inceleyin: Ödeme emrinde belirtilen alacak tutarı, alacaklı bilgisi size tanıdık geliyor mu? Borcu kabul ediyor musunuz? Bir hata olabilir (örneğin daha önce ödediğiniz bir borç tekrar isteniyor olabilir).
- Borç haksız veya hatalıysa 7 gün içinde itiraz edin: Yukarıda “Takibe İtiraz Süreci” başlığında anlatıldığı gibi, icra dairesine dilekçe vererek borcun tamamına veya bir kısmına itiraz edebilirsiniz. İtiraz ederseniz haciz işlemleri durur. Unutmayın, itiraz süresini geçirirseniz bu hakkınızı kaybedersiniz.
- Borcu kabul ediyorsanız alacaklıyla iletişime geçin: Eğer borcun doğru olduğunu düşünüyor ancak hemen ödeyemiyorsanız, 7 gün içinde alacaklıyla görüşüp taksit talep etmeyi düşünebilirsiniz. Resmî olarak icra dairesinden taksitlendirme hakkınız yok; ancak alacaklı rıza gösterirse bir ödeme protokolü yapabilirsiniz. Alacaklı anlaşmaya razı olursa, protokol şartlarına göre dosyayı takipten geri çekebilir veya haczi bir süre erteletebilir. Bu tamamen alacaklının iyi niyetine bağlıdır.
- 7 gün içinde ne itiraz ne de ödeme yapmazsanız: Takip kesinleşeceği için, 7 günlük sürenin sonunda mal beyanı vermeniz gerekir. Aksi halde yukarıda belirtildiği gibi icra mahkemesi sizi disiplin hapsi ile karşı karşıya bırakabilir. Mal beyanı vererek hapis riskini ortadan kaldırın. Daha sonra da imkan oldukça borcu ödemeye çalışın.
- Hukuki destek alın: Borcunuza itiraz etmek istiyor fakat prosedürü bilmiyorsanız bir avukattan danışmanlık almanız faydalı olabilir. İcra prosedüründe süreler kısa olduğundan yanlış bir adım atmamak önemlidir.
Soru: İcra takibi ne zaman düşer?
Cevap: İcra takibi belirli durumlarda düşer veya sona erer:
- Borcun ödenmesiyle: Borçlu takip konusu borcu, faizi ve masraflarıyla birlikte ödediğinde dosya kapanır. Bu en kesin sona erme halidir.
- Alacaklının talik etmesi veya geri almasıyla: Alacaklı, takibi belirli bir süre durdurabilir (talik) ya da tamamen vazgeçebilir (feragat). Özellikle alacaklı alacağını başka yoldan tahsil ederse icra dosyasını geri alabilir.
- İtiraz edilip alacaklının dava açmamasıyla: Borçlu ödeme emrine itiraz etmişse, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davası açması gerekir. Bu süre içinde dava açılmazsa takip kendiliğinden düşmüş sayılır.
- Uzun süre işlem yapılmazsa: İcra dosyasında 5 yıl boyunca hiçbir işlem yapılmazsa dosya zamanaşımına uğrar (İcra zamanaşımı). Alacaklı bu süreden sonra aynı alacak için yeni bir takip başlatamaz (borcun aslına ilişkin zamanaşımı süresi dolmuştur). Ancak dikkat: İcra dosyasında son işlemden itibaren 1 yıl geçmesi halinde alacaklıya yenileme emri gönderme hakkı doğar; alacaklı yenileme talebinde bulunursa dosya düşmez.
- Borçlunun iflas etmesiyle: Borçlu iflas ederse, onun hakkında devam eden bireysel icra takipleri durur ve düşer; tüm alacaklar iflas masası içinde tahsil edilmeye çalışılır.
Yukarıdaki haller dışında, icra takibi alacak tamamen tahsil edilene kadar teorik olarak sürer (faiz işlemeye devam eder). Uzun süre tahsil edilemeyen dosyalarda alacaklı ara sıra haciz talebi yenileyerek zamanaşımını kesmeye çalışır. Eğer borçlu ödeme gücünden yoksun kalmışsa icra dosyası aktif olsa bile fiilen işlem yapılamadan kalabilir. Böyle durumlarda 20 yıl geçtiğinde alacak hakkı da zamanaşımına uğrar.
Soru: Konkordato ilan eden bir şirketten alacağımı alabilecek miyim?
Cevap: Konkordato sürecine giren bir borçlu şirkete karşı bireysel tahsilat girişimlerinde bulunamazsınız. Yani konkordato mühleti boyunca haciz işlemi yapamaz, yeni icra takibi başlatamazsınız. Alacağınızı tahsil etmenin yolu, konkordato sürecine dahil olmaktır: Mahkemenin ilan ettiği süre içinde alacak kaydı yaptırıp konkordato projesinde borçlu ne teklif ediyorsa onu kabul etmek veya reddetmek yönünde oy kullanırsınız. Eğer konkordato projesi alacaklıların çoğunluğunca kabul edilip mahkemece onaylanırsa, siz de alacağınızın belirli bir yüzdesini belirli vadelerde tahsil edebilirsiniz. Kalan kısımdan ise feragat etmiş (vazgeçmiş) sayılırsınız. Konkordato başarılı olursa şirket iflas etmez; faaliyetlerine devam ederken taksit taksit ödeme yapar.
Eğer konkordato projesi onaylanmaz ve şirket iflas ederse, o zaman alacağınız için iflas masasına kayıt olmanız gerekir. İflas tasfiyesinde, konkordatoya kıyasla genellikle alacaklılar daha düşük bir tahsilat oranıyla yetinmek durumunda kalırlar (çünkü şirketin malvarlığı tüm borçları karşılamaya yetmeyebilir). Bu nedenle konkordato sürecinde, alacaklılar açısından teklif edilen oranın makul olup olmadığı iyi değerlendirilmelidir. Konkordato ilan eden bir şirketten alacak tahsilinin yolu hukuken budur; yoksa bireysel olarak gidip haciz yapamaz veya ödeme talep edemezsiniz (mühlet boyunca yasaktır). Konkordato süreci bittiğinde (başarısız olursa iflas, başarılı olursa konkordato anlaşmasının uygulanması aşamasına geçilir) alacağın akıbeti de netleşmiş olur.
Kaynaklar:
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu – Türkiye’de icra ve iflas işlemlerini düzenleyen temel yasa. (Özellikle m.82 Haczedilemeyen mallar, m.83 Kısmen haczi caiz gelirler, m.60-76 Mal beyanı, m.89 Haciz ihbarnamesi, m.154-158 İflas yolu ile takip prosedürü, m.285-309 Konkordato hükümleri)
- Adalet Bakanlığı – İcra iflas mevzuatı ve uygulamalarına dair yönetmelikler, tebliğler (Örneğin Elektronik Satış Yönetmeliği, İcra ve İflas Kanunu’nda 2018 düzenlemeleri ile ilgili bakanlık duyuruları).
- Tahanci Avukatlık Bürosu, “İlamsız İcra Takibi Nedir? İtiraz ve Ödeme Emri” – İcra takibinin tanımı, ilamlı-ilamsız takip farkları ve ilamsız takip adımlarının sade anlatımı tahanci.av.trtahanci.av.tr.
- Ataşehir Hukuk, “İcra ve İflas Hukuku Nedir?” – İcra ve iflas hukukunun genel tanımı ve icra vs. iflas farklarının herkesçe anlaşılır şekilde açıklanması atasehirhukuk.comatasehirhukuk.com.
- Eksen Hukuk, “İlamlı ve İlamsız İcra Takibi” – İlamlı icrada borçlunun hakları (icra emrine itiraz nedenleri) ve ilamsız takipte ödeme emri içeriğinin ayrıntıları eksenhukukkocaeli.comeksenhukukkocaeli.com.
- Demircioğlu Koçak Bayraktar Hukuk, “Ödeme Emrine İtiraz” – Ödeme emrine 7 gün içinde itiraz edilmesi ve sonuçları hakkında hukuki analiz dkb.av.trdkb.av.tr.
- Bilgiç Hukuk, “İlamsız Ödeme Emrine İtiraz Dilekçesi Örneği” – Borca itiraz dilekçesinin nasıl yazılacağına dair 2025 tarihli örnekli açıklama.
- Hasgüler Hukuk, “Haczedilemeyen Mallar ve Haklar” – İİK m.82’ye göre hangi mal ve hakların haciz dışında kaldığını listeleyen makale basgozehukuk.combasgozehukuk.com.
- Başgöze Hukuk, “Haczedilemeyen Mal ve Haklar Nelerdir?” – Özellikle borçlunun haline münasip ev kavramı, mesleki eşya ve diğer haciz muafiyetlerine dair açıklamalar basgozehukuk.combasgozehukuk.com.
- Kulacaoğlu Avukatlık, “Maaş Haczi ve İşveren Yükümlülükleri” – Maaş haczinin yasal sınırları, İş Kanunu m.35 ve İİK m.83 kapsamında %25 kuralı ve nafaka ayrıcalığı anlatımı kulacoglu.av.trkulacoglu.av.tr.
- Tunc Südi Töl, “Konkordato ve İflas Erteleme Arasındaki Farklar” (Ekim 2025) – 2018 sonrası iflas ertelemenin kaldırılması, konkordato sürecinin işleyişi, komiser rolü ve alacaklı hakları üzerine güncel bir değerlendirme tuncsuditol.av.trtuncsuditol.av.tr.
- Av. Saim İncekaş, “İflas ve Sonuçları – İflas Hukuku Nedir?” – Tacirlerin iflasa tabi olması, iflas takip süreçleri ve iflasın sonuçları (iflasın açılması, tasfiye, sıra cetveli) konularını ayrıntılı ele alan bir kaynak av-saimincekas.comav-saimincekas.com.